Musibetlerin Dili-1
İnsan olarak başımıza birçok musibetler gelir. İlk bakışta bu musibetler ve hastalıklar şer gibi görünse de aslında şer değil hayırdır. Çünkü insan maruz kaldığı hadiselerin ardındaki hikmet yönünü ilk anda göremez. Kulunun dar aklı ve kısa iktidarıyla görmediği hikmetler Allah’a göre ayan beyan açıktır. Şayet aklımızı Kur’ân’a göre kullanır ve hadiselere Allah’ın isimleri nokta-i nazarından bakarsak musibetten şikâyet yerine şükür eder ve Allah’a karşı minnetimiz ve ubudiyetimiz artardı.
Çünkü şu kısa dünya hayatı Allah’ın rahmet ve ihsanıyla ayakta durduğu gibi onun küçük bir darbesiyle tarumar da olabilir. Belalar ve musibetler insana acizliğini gösterir ve haksız gurur ve kibrini kırmak suretiyle Allah’a karşı gerçek kul kisvesine bürünmesini sağlar.
İnsan yoktan var edilmiş ve pek çok ihtimaller arasından başka bir canlı olmayıp insan olarak yaratılmıştır. Kendisinin hiçbir katkısı ve tesiri olmadan Yaratıcı tarafından binlerce nimetlerle donatılmıştır. Öyleyse insanın taşımakta olduğu vücut sarayının gerçek sahibi Cenâb-ı Haktır. O, yoktan var ettiği vücut üzerinde istediği tasarrufu da yapabilir. Aç bırakır, tok kılar, verdiği organları bir bela ve musibet eliyle geri alır, hasta eder, belalara maruz bırakır. Hasılı kelam istediği gibi evirip çevirir. Bütün bu durumlarda insanın şikâyete ve itiraza hakkı yoktur.
… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
| # | Kullanıcı | Tarih |
|---|---|---|
| Mütebahhir | 5 gün önce |
| Doç. Dr. Veysel KASAR | 110 gün önce |
| Muhammet Suphi KILIÇ | 1 yıl önce |