İçeriğe geç
Menü
Ana SayfaEtiketlerKategorilerKaynaklarKullanıcılarLügatçe
Araçlar
Editöryal KlavyeOkunuş Sistemi
Kategoriler
Özlenen Hayat AnlayışıMütebahhir Dua KitabıGenel

Doç. Dr. Veysel KASAR

Yağmursuzluk ve Musibet

İnsan şu kâinat ağacının meyvesidir. Bir ağaç bütün varlığıyla meyveye yönelik olduğu gibi kâinattaki hadiseler de insana bakıyor. İnsanın hareketleriyle kâinattaki hadiseler arasında yakın bir irtibat vardır. Bu alaka sadece maddi değildir. Kâinattaki hadiseler insanın manevi hayatıyla da ilgilidir. Kâinat ve insanın ...

Devamını oku

Tedbir ve Ölüm

Cenâb-ı Hak kâinatın başlangıcından kıyamete kadar ve kıyametten sonra meydana gelecek hadiseleri yaratmadan önce takdir etmiştir. Büyük küçük her şey ve hadisenin nerede, hangi zamanda meydana geleceği yazılıdır. Her şeyin ilâhî ilmin bir ünvanı olan levh-i mahfûzda yazılmasına kader, bunların ilim ve programa uygun ş...

Devamını oku

Taştan Bombalarla Tazip

Kâinatta her hadise bir program altında cereyan ediyor. İnsan, tabiat, dünya ve kâinat her an her şeyiyle ilâhî kudretin izniyle ayakta duruyor. İnancımıza göre zerre kadar iyilik de kötülük de karşılıksız kalmayacak. Kur’ân’ın bize verdiği dersten anlıyoruz ki bir yaprak bile Allah’ın ilmi dışında düşmez. Her şey ona ...

Devamını oku

Özür ve Sakatlıktaki Hayır

İnsan dar aklı ve kısa fikriyle Allah’ın fiillerinden her şeyi anlayamaz. Çevresindeki insanlardan azaları eksik olanlara bakıp şiddetli üzüntü ve elem duyar. Gözü görmeyen, kulağı işitmeyen, ayakları vazifesini yapmayan veya eli tutmayan bir kişi insanı gerçekten üzer. Fakat Allah insanlara kullarından daha fazla şefk...

Devamını oku

Musibetten Çıkan Netice

“Konuşan yalnız hakikattir.” başlığı altında Bediüzzaman’ın şu mektubunu birçok kimse okumuştur: “Risale-i Nur’da ispat edilmiştir ki bazen zulüm içinde adalet tecelli eder. Yani insan bir sebeple bir haksızlığa, bir zulme maruz kalır; başına bir felaket gelir, hapse de mahkûm olur, zindana da atılır. Bu sebep haksız o...

Devamını oku

Muhasebe Ölmeden Yapılır

Hayat akıp gidiyor ve günler süratle geçiyor. Zaman çarkları arasında dünyamız bizi de mahall-i maksûda (varılmak istenen yere) taşıyor. Bu sürat sırasında bazen kendimizi düşünmeye bile fırsat kalmadığı oluyor. Halbuki “Ey iman edenler size nefisleriniz gereklidir.” diyen Kur’ân kendimizi hesaba çekmeyi emretmiyor mu?...

Devamını oku

İmtihanların Sebebi

“Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraizle (farzlarla) ziynetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.” Kadın cinsi Rabbimizin erkekle birlikte hayatı birlikte yaşamak ve kulluğu birlikte yapmak için yaratılmış bir kul olmasına rağmen günümüzde hür yaşama ve ser...

Devamını oku

Günahlara Tövbe

“İnsan nisyandan alındığı için nisyana müpteladır. Nisyanın en kötüsü de nefsin unutulmasıdır.” İnsan fıtratındaki acizlik, zafiyet ve mahviyetine bakıp Allah’a dua, ibadet ve tazarruyla vazifeli olduğunu unutmamalıdır. Günahlar Allah’ı unutmanın bir neticesidir. Allah’a isyan, nankörlük ve gaflet gibi değişik şekiller...

Devamını oku

Günah, Korku ve Ümit Dengesi

İslâmî hayatta Müslümanın dikkat etmesi gereken bir mesele havf-reca (korku-ümit) dengesidir. Müslüman; Allah’ın azabından, ikap ve kahrından korkan; onun merhamet, mağfiret, lütuf ve ihsanlarını da hatırından çıkarmayan insandır. İmam Gazâlî “Bir kulun Allah’tan mağfiret ümidi tarla sahibinin mahsul ümidi gibi olmalıd...

Devamını oku

Günah Kime Karşı?

Müslüman için günah-sevap mefhumunu değerlendirmede ölçü ne olmalıdır? Allah’ın afv ve merhametinin genişliği günahlar hakkında nasıl ele alınması gerekir? Bir tarafta kul olarak işlenen günahlar diğer yanda Kur’ân ve Sünnette yer alan bir gerçek. Bazı alimler bir Müslümanın günahlarını üzerine yıkılmakta olan bir dağ ...

Devamını oku

İçerik bulunamadı.

Hakkında

1961 yılında Manisa’da doğdu. İlkokulu köyde, lise eğitimini ise Demirci’de tamamladı. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni 1986’da bitirdi. Bir süre Tasvir, Yeni Nesil ve Yeni Asya gazetelerinde muhabir, editör ve araştırmacı olarak çalıştı. 1992-1994 yılları arasında Şanlıurfa Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaptı. 1994’te Harran Üniversitesi Rektörlüğü Arapça ve Osmanlıca okutmanı oldu. 1996’da Kelam Anabilim Dalında “İsmail Fenni Ertuğrul ve Çağdaşlarına Göre Ruh Meselesi” adlı yüksek lisans tezini bitirdi. 1996’dan sonra Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2002’de “Halîmî’nin Şuabü’l-Îmân’ında Kelam” adlı doktora tezini tamamladı. 2019’da Doçent ünvanını aldı. Halen Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Kelam Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır. Yazarın; alanıyla ilgili akademik dergilerde makaleleri, sempozyumlarda sunulmuş ve yayınlanmış tebliğleri bulunmaktadır.

Profil Fotoğrafı
Doç. Dr. Veysel KASAR
Son Görülme
25 Eylül 2026 23:06
Kayıt Tarihi
11 Temmuz 2024 11:22