Doç. Dr. Veysel KASAR Pire İçin Yorgan Yakmak

Pire İçin Yorgan Yakmak

Halk arasında veciz bir ifade var: “Pire için yorgan yakılmaz.” İnsan ilginç bir varlık. Pire için değil, bazen hayali bir siyah nokta için bile evi yakar. Göz perdemizi kapatan ve ruhumuza çöken eksik ve yanlış düşünceler, vehim ve kuruntular hafızamızı eline geçirir. Dünyamız karanlıklara bürünür. Bir kelime, bir lokma, bir hayal kırıntısı ve bir söze bile değmeyen hadiselerle boğuşup kendimizi hapsederiz.

Her insan hata yapabilir. Beşer olmak hasebiyle şaşmak ve kusur işlemek insanların halindendir. Kusursuz dost arayan dostsuz kalmaya mahkûmdur. Mühim olan; kusurları telafi etme gayretinde olmak, insan insana medeni ölçüler içinde hitap etmek ve birlikte iş yapmaktır.

Herhangi bir kusur ve hatada da insanın tenkitleri kimi zaman amansız olur. Hata ve kusura odaklanmakla her şeyi karşımızdaki insandan bilip ona yükleniriz. Halbuki gerçek böyle değildir. Bakınız bir hata, kusur ve musibet neticesinde mesuliyette kimlerin kimlerin rolü vardır…

1-Kendi Hatanı Gör: Bir eksiklikte önce kendi nefis ve şeytanımızın hissesi var. Onu arayıp ve anlayıp kendimizi hesaba çekmeliyiz. Hiçbir hata ve kusur sadece dışımızdaki sebeplerin tesiriyle meydana gelmez. Fakat insan egoist olduğundan işin kendine bakan yüzünü görmez, görmek de istemez. Çünkü kendi kusurunu görmek büyük bir kemaldir. Böyle bir hal fazilettir, bu fazilete ise herkes ulaşamaz. Ulaşmaya gayret etmek ise herkesin vazifesidir.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Pire İçin Yorgan Yakmak
Pire İçin Yorgan Yakmak
(last modified 300 gün önce)
by
Pire İçin Yorgan Yakmak Halk arasında veciz bir ifade var: “Pire için yorgan yakılmaz.” İnsan ilginç bir varlık. Pire için değil, bazen hayali bir siyah nokta için bile evi yakar. Göz perdemizi kapatan ve ruhumuza çöken eksik ve yanlış düşünceler, vehim ve kuruntular hafızamızı eline geçirir. Dünyamız karanlıklara bürünür. Bir kelime, bir lokma, bir hayal kırıntısı ve bir söze bile değmeyen hadiselerle boğuşup kendimizi hapsederiz. Her insan hata yapabilir. Beşer olmak hasebiyle şaşmak ve kusur işlemek insanların halindendir. Kusursuz dost arayan dostsuz kalmaya mahkûmdur. Mühim olan; kusurları telafi etme gayretinde olmak, insan insana medeni ölçüler içinde hitap etmek ve birlikte iş yapmaktır. Herhangi bir kusur ve hatada da insanın tenkitleri kimi zaman amansız olur. Hata ve kusura odaklanmakla her şeyi karşımızdaki insandan bilip ona yükleniriz. Halbuki gerçek böyle değildir. Bakınız bir hata, kusur ve musibet neticesinde mesuliyette kimlerin kimlerin rolü vardır… 1-Kendi Hatanı Gör: Bir eksiklikte önce kendi nefis ve şeytanımızın hissesi var. Onu arayıp ve anlayıp kendimizi hesaba çekmeliyiz. Hiçbir hata ve kusur sadece dışımızdaki sebeplerin tesiriyle meydana gelmez. Fakat insan egoist olduğundan işin kendine bakan yüzünü görmez, görmek de istemez. Çünkü kendi kusurunu görmek büyük bir kemaldir. Böyle bir hal fazilettir, bu fazilete ise herkes ulaşamaz. Ulaşmaya gayret etmek ise herkesin vazifesidir. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR

Doç. Dr. Veysel KASAR

Yönetici
Son Görülme: 46 gün önce
Kayıt Tarihi: 1 yıl önce
Profili Görüntüle
Arama
Son Görülenler
#KullanıcıTarih
Mütebahhir Mütebahhir43 gün önce
Doç. Dr. Veysel KASAR Doç. Dr. Veysel KASAR46 gün önce
Muhammet Suphi KILIÇ Muhammet Suphi KILIÇ1 yıl önce