Doç. Dr. Veysel KASAR İnsan ve İslâm

İnsan ve İslâm

Dünya askeri bir kışlaya benzer. Talimatları veren kışla ve ordunun sahibidir. Her nasılsa kışlaya teslim olan askerin tek çaresi talimatlara uygun tavır sergilemektir. Aksi her davranış huzurunu kaçırır. Uygun hareketler ise hem komutanın hoşuna gider hem de askerin kışlada bulunduğu zamanda tatlı hatıralar yaşamasına sebep olur. Kışladaki günleri yad edilecek tatlı hatıralarla doldurmak veya bir an bile düşünülmesi mümkün olmayan ıstıraplar yumağına çevirmek bizim elimizdedir.

Öyle safderun askerler bulunur ki kışla talimatlarını uygulayıp iki yıllık zamanı kendi lehine çevirmek dururken hayatı boyunca sıkıntı sebebi olan ve ağır disiplin cezalarını netice veren işlere tevessül etmekten kaçınmazlar. Bu hareketler askere daha tatlı ve daha hoş gelirse de bu durum kırılmaya mahkûm cam parçalarına aldanmak ile parçalanmayan elmas sütuna ilgi göstermemek arasındaki kıyas gibidir. Askeriyedeki talimatlar belki biraz sert ve haşince hazırlanmış gibi görünür. Fakat harfiyen uyanlar adeta elmas definesi bulmuşçasına mutlu şekilde kışladan ayrılır. Diğer bazı askerler şiddetli merak, heyecan ve maceraperestlik sebebiyle talimatları bir kenara atmakla aslında hiçbir işe yaramayan şişeleri tercih etmiş gibidir. Kışladan çıkmadan alınan ve askerlikten sonra uzun bir takibata sebep olan disiplin suçları da bunun cabasıdır.

Kışla ve ordunun sahibi kanunlarını ve askerlik talimatlarını boş yere sıkıntılar çekilsin diye koymamıştır. Her kanun külli bir iradenin neticesidir. Kanunu koyan zat askerin fizikî ve ruhi her halini, arzularını, temayüllerini ve onların ne şekilde kullanılırsa sahibini mutlu kılacağını bilmektedir. Askerlerin şiddetli bir inatla ehemmiyetsiz gelip geçici kışlanın içinde öylesine yer edinmiş eğlence merkezlerine dalıp zararlı ve zehirli içeceklere aldanması akıl sahiplerince hayret sebebidir. Aslında bu, ne akla ne hisse ne de istikbal endişesine uyan bir durumdur! Çünkü kışlada belirli bir zaman kalan talimatlara uyarak ayrılanların güzel akıbetlerinden yüzlerce sadık şahitler haber getirmiştir. Buna rağmen bir kısım askerlerin inatla zararlı ve zehirli eğlenceleri bırakmaması akıl kârı değildir.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

İnsan ve İslâm
İnsan ve İslâm
(last modified 1 yıl önce)
by
İnsan ve İslâm Dünya askeri bir kışlaya benzer. Talimatları veren kışla ve ordunun sahibidir. Her nasılsa kışlaya teslim olan askerin tek çaresi talimatlara uygun tavır sergilemektir. Aksi her davranış huzurunu kaçırır. Uygun hareketler ise hem komutanın hoşuna gider hem de askerin kışlada bulunduğu zamanda tatlı hatıralar yaşamasına sebep olur. Kışladaki günleri yad edilecek tatlı hatıralarla doldurmak veya bir an bile düşünülmesi mümkün olmayan ıstıraplar yumağına çevirmek bizim elimizdedir. Öyle safderun askerler bulunur ki kışla talimatlarını uygulayıp iki yıllık zamanı kendi lehine çevirmek dururken hayatı boyunca sıkıntı sebebi olan ve ağır disiplin cezalarını netice veren işlere tevessül etmekten kaçınmazlar. Bu hareketler askere daha tatlı ve daha hoş gelirse de bu durum kırılmaya mahkûm cam parçalarına aldanmak ile parçalanmayan elmas sütuna ilgi göstermemek arasındaki kıyas gibidir. Askeriyedeki talimatlar belki biraz sert ve haşince hazırlanmış gibi görünür. Fakat harfiyen uyanlar adeta elmas definesi bulmuşçasına mutlu şekilde kışladan ayrılır. Diğer bazı askerler şiddetli merak, heyecan ve maceraperestlik sebebiyle talimatları bir kenara atmakla aslında hiçbir işe yaramayan şişeleri tercih etmiş gibidir. Kışladan çıkmadan alınan ve askerlikten sonra uzun bir takibata sebep olan disiplin suçları da bunun cabasıdır. Kışla ve ordunun sahibi kanunlarını ve askerlik talimatlarını boş yere sıkıntılar çekilsin diye koymamıştır. Her kanun külli bir iradenin neticesidir. Kanunu koyan zat askerin fizikî ve ruhi her halini, arzularını, temayüllerini ve onların ne şekilde kullanılırsa sahibini mutlu kılacağını bilmektedir. Askerlerin şiddetli bir inatla ehemmiyetsiz gelip geçici kışlanın içinde öylesine yer edinmiş eğlence merkezlerine dalıp zararlı ve zehirli içeceklere aldanması akıl sahiplerince hayret sebebidir. Aslında bu, ne akla ne hisse ne de istikbal endişesine uyan bir durumdur! Çünkü kışlada belirli bir zaman kalan talimatlara uyarak ayrılanların güzel akıbetlerinden yüzlerce sadık şahitler haber getirmiştir. Buna rağmen bir kısım askerlerin inatla zararlı ve zehirli eğlenceleri bırakmaması akıl kârı değildir. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR

Doç. Dr. Veysel KASAR

Yönetici
Son Görülme: 109 gün önce
Kayıt Tarihi: 2 yıl önce
Profili Görüntüle
Arama
Son Görülenler
#KullanıcıTarih
Mütebahhir Mütebahhir4 gün önce
Doç. Dr. Veysel KASAR Doç. Dr. Veysel KASAR109 gün önce
Muhammet Suphi KILIÇ Muhammet Suphi KILIÇ1 yıl önce