Hz. Eyyûb'un (a.s.) Hastalığı
Yeryüzünde en şiddetli belalar peygamberlere verilmiştir. Sırasıyla Allah’ın diğer sevgili kulları da ona itaat ve bağlılıkları derecesine göre imtihan hikmeti içinde bela ve musibetlere maruz kalmıştır.
Bir açıdan bela ve musibet geçmişte yapılan hatanın neticesi, gelecekte verilecek mükafatın başlangıcıdır. Dünya imtihan salonudur. Burada ekilen her amel uhrevi hayatta netice verecektir. Belaya sabır, musibete rıza ve Allah’ın takdirine kanaat etmek kulların kemale ulaşması için birer merhale ve vesiledirler. Altın ile kömürü ayıran ateş gibi insanlardaki gerçek sadakat, ihlas ve samimiyet ancak belalar sebebiyle ortaya çıkar. Karakter ve mizaçlar musibet anında asıl hüviyetiyle görünüverir.
Peygamberler arasında da Hz. Eyyûb da (a.s.) bunlardan birisiydi. Cenâb-ı Hak onu sabır ve teslimiyette sembol yapmıştır. Cenâb-ı Hak Hz. Eyyûb’un sabrı, teslimiyeti ve sadakatini diğer insanlara göstermek için çok şiddetli belalara maruz bıraktı. Önce ona ihsan ettiği maddi imkânları teker teker elinden aldı. Semiz sürüleri, yemyeşil bağ ve bahçeleri tek tek elinden koparılan Hz. Eyyûb Allah’a karşı sabır ve itaatine devam etti. Elinden kaybolan nimetler sonunda o, asla bir telaş ve şikâyet eseri göstermedi. Çevresindeki insanlar da buna şaşırıp kalıyordu.
… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.