Önsöz
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ٭ وَبِهِ نَسْتَعِينُ ٭ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ٭ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ ٭
Kıymetli Müminler! Bu eser, ibadetlerin en faziletlisi, en kıymetlisi ve özü olan duaya teşvik etmek amacıyla hazırlanmış kapsamlı ve sistematik bir dua kitabıdır. Ayet, hadis ve rivayetler ışığında derlenen çalışmamız on dokuz bölüm ve üç yüz altmış bir duadan oluşmaktadır. İçeriğinde duaların Arapça ibareleri ile birlikte Türkçe anlamlarına ve okunuşlarına yer verilerek Arapça bilen bilmeyen herkesin istifadesine sunulmuştur. Kitapta günlük hayatta okunacak dua ve zikirlerin yanı sıra özel durumlar için tazarrular da bulunmaktadır. Bu kitabın gönüllere şifa olmasını Cenâb-ı Allâh’tan niyaz ederiz.
Eserimizin hazırlanmasında ilmi sorumluluk gereği belirlediğimiz birtakım usul ve esaslar bulunmaktadır. Sahih hadislerde yer alan dualar ve bunların hususi faziletleri şüphesiz güvenilir bir kaynağa dayanmaktadır; buna karşın zayıf hadislerde nakledilen fazilet haberlerine her zaman ihtiyatla yaklaşmak icap eder. Burada kavramsal bir netleşmeye gitmek gerekirse; dua ibaresi, duanın doğrudan kendisini oluşturan lafızları, yani Cenâb-ı Allâh’a yapılan yakarışın metnini ifade eder. Dua fazileti ise o ibareyi okuyana vaat edilen hususi sevabı, dünyevi veya uhrevi mükafatı ve elde edilecek manevi kazançları belirtir.
Dolayısıyla dua ibarelerinin sahihliği yahut zayıflığı ikincil bir husustur. Esasen sahih veya zayıf olan dua ibaresinin kendisi değil, rivayetlerde ona atfedilen fazilet ve mükafatların durumudur. İçeriğinde tevhit ilkelerini ve edep sınırlarını ihlal eden bir unsur barındırmayan dua metinleri; hususi bir fazilet beklentisine girmeksizin, yalnızca Cenâb-ı Allâh’a yakarmak ve Hz. Muhammed’e (s.a.v.) salavat getirmek amacıyla gönül rahatlığıyla okunabilir. Nitekim tevhit esaslarıyla çelişmediği sürece, sırf Cenâb-ı Allâh’a iltica etmek amacıyla okunan duaların senet bakımından durumu ikinci planda kalmaktadır. Burada asıl odak noktası duadaki mananın sahihliğidir.
“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”Diyanet İşleri Başkanlığı (Erişim 14 Şubat 2023), ez-Zariyât 51/56. وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ ayet-i kerimesinde de beyan buyrulduğu üzere insanoğlunun asıl varlık sebebi ibadettir. Dolayısıyla genel olarak dua; sırf vadolunan fazilet ve mükafatı elde etmek için değil, yegâne gaye olan Cenâb-ı Allâh’a ibadet etmek ve o’nun rızasını kazanmak amacıyla yapılmalıdır. Dünyevi sıkıntı ve ihtiyaçlar ise duanın yalnızca vaktidir; ibadetin kendisi, gayesi veya asıl neticesi değildir.
Dua kitabı alanındaki pek çok kaynak, sahih rivayetlerin yanı sıra zayıf hadisleri de eserlerine dâhil etmiş, ancak çoğunlukla bu rivayetlerin senedindeki zayıflığı açıkça belirtmemiştir. Bizler ise çalışmamızda hem söz konusu rivayetlerin sıhhat durumlarını şeffaf bir şekilde ortaya koymayı hem de bu duaları içeriğimize dâhil etmeyi tercih ettik. Böylelikle hem ilmi sorumluluğun gereğini yerine getirmeyi hem de duaların temelde Cenâb-ı Allâh’a yönelen birer ibadet olduğu bilinciyle dua ufkuna geniş bir bakış açısı kazandırmayı hedefledik. Gayret bizden, tevfik Allah’tandır.Mütebahhir, “Önsöz” (Erişim 14 Şubat 2023, https://mutebahhir.tr/onsoz).
Baskı Öncesi Güncelleme Notları:
– Alt başlık, eserin ruhunu yansıtan “Seçkin 361 Dua” şeklinde değiştirilmiştir. (28.03.2025)
– “Neden Dua ve İbadet Ederiz?” başlıklı yazıya ekleme yapılmıştır. (29.03.2025)
– Önsöz, eserde kullanılan ölçütleri de kapsayacak biçimde güncellenmiştir. (25.09.2026)