Hangi Tevekkül Doğru?
Kur’ân insanın dünyevi ve uhrevi hayatını birlikte düzenler. İlâhî kitaplar Allah’ın kullarından razı olacağı emirleri bildirirken insanların maddi hayatını da fıtri bir seyir altına alır. Bu cümleden olarak Kur’ân’ımızda hem ruhi hem fizikî hem de beşerî bütün ihtiyaçlarımıza cevap verecek dertlere deva, gönüllere şifa reçeteler bulunmaktadır. Fakat bunlardan bir kısmı inceleme ile bir kısmı da insanın Allah ile ilişkisi sayesinde hissedilir, anlaşılır.
Yanlış anlaşılan mefhumlardan birisi de tevekküldür. Müslümanlar “Bir lokma, bir hırka.” deyip uzlete çekilmiş insanlar mıdır? Yoksa “Dünya ahiretin tarlasıdır.” diyerek dünyevi nimetlerden hissesini unutmayan basiretli kimseler mi? Elbette ikincisi olmak durumundadır. Fakat yıllardır mütedeyyin insanları maddi imkânlardan mahrum etmek isteyen gizli bazıları bu zehirli anlayışı haksız şekilde Müslümanlara mal etme gayreti içinde olmuştur. Pek az da olsa hâlâ bugün Kur’ân’a ters olan şu mantığa sahip kimseler bulunabilir.
Kur’ân bize tevekkülü emrediyor. Çünkü tevekkül edebilmek imanın bir derecesidir. Hadislerde tevekkül edip Allah’a dayanan insanların faziletlerinden bahsedilir. Gerçek de o ki tevekkül etmek bir vazife ve imandan bir parçadır. Fakat tevekkülü doğru ve isabetli tatbik etmek gerektir.
… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
| # | Kullanıcı | Tarih |
|---|---|---|
| Mütebahhir | 43 gün önce |
| Doç. Dr. Veysel KASAR | 46 gün önce |
| Muhammet Suphi KILIÇ | 1 yıl önce |