Senkronize edildi.

Doç. Dr. Veysel KASAR Sabah Bir Haşirdir

Sabah Bir Haşirdir

Hayat sabahla başlar. Sabah yeniliktir, aktivitedir, canlılıktır; bezginlikten ve uyuşukluktan kurtulma ve her işe canla başla tekrar sarılma zamanıdır. Berekettir, bolluktur, hayırdır sabah. Çünkü seherde melekler yer yüzündedir. Namaz kılan, rızık peşinde koşan ibâdet ü tâat üzere olanlara dua ederler.

Sabahın en mühim yanı günün başlangıcı olmasıdır. Vakitlere ayrılarak farz kılınmış olan namaz sabahla başlar. Beş vakit namazın en kısası sabah namazıdır. Fakat sabah namazıyla ilgili şiddetli ikazlar yer almıştır. Hatta hadiste Allah’ı görme nimeti anlatılırken sabah namazıyla irtibatlandırılmış ve müminler “Siz Rabbinizi görmekte zorluk çekmeyeceksiniz. Eğer sabah ve ikindi namazını kaçırmamak elinizde ise hemen bunları kılmaya çalışınız.”Ebû Abdullâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm b. el-Mugîre el-Buhârî , Sahîhu’l-Buhârî, thk. Mustafâ Dîb el-Bugâ (Dımaşk: Dâru İbn Kesir, 1414/1993), Mevâkîtu’s-Salât, 15 (No. 529). şeklinde ikaz edilmiştir.

Rabbimiz Kur’ân’da yıldızlara, geceye ve sabaha yemin etmektedir. Sabahla ilgili de “Ant olsun ağardığı zaman sabaha ki…”Diyanet İşleri Başkanlığı (Erişim 6 Eylül 2024), et-Tekvîr 81/18. وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَ denilerek sabahın ağarması ve aydınlığı “teneffese (nefes almak)” kelimesiyle ifade edilmiştir. “Tenefesse” sabahın ağarması ve şafağın sökmesi manasındadır. Çünkü gecenin zulmetinden insanlara arız olan gam, keder ve hüzün sabah vaktinin ziyası ve latif rüzgârıyla zail olur (yok olup gider). Böylece nefesi daralmış insanın geniş bir nefes almasına işaretle sabahın ağarması “teneffese” kelimesiyle ifade edilmiştir.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Sabah Bir Haşirdir
Sabah Bir Haşirdir
(last modified 294 gün önce)
Sabah Bir Haşirdir Hayat sabahla başlar. Sabah yeniliktir, aktivitedir, canlılıktır; bezginlikten ve uyuşukluktan kurtulma ve her işe canla başla tekrar sarılma zamanıdır. Berekettir, bolluktur, hayırdır sabah. Çünkü seherde melekler yer yüzündedir. Namaz kılan, rızık peşinde koşan ibâdet ü tâat üzere olanlara dua ederler. Sabahın en mühim yanı günün başlangıcı olmasıdır. Vakitlere ayrılarak farz kılınmış olan namaz sabahla başlar. Beş vakit namazın en kısası sabah namazıdır. Fakat sabah namazıyla ilgili şiddetli ikazlar yer almıştır. Hatta hadiste Allah’ı görme nimeti anlatılırken sabah namazıyla irtibatlandırılmış ve müminler “Siz Rabbinizi görmekte zorluk çekmeyeceksiniz. Eğer sabah ve ikindi namazını kaçırmamak elinizde ise hemen bunları kılmaya çalışınız.”Ebû Abdullâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm b. el-Mugîre el-Buhârî , Sahîhu’l-Buhârî, thk. Mustafâ Dîb el-Bugâ (Dımaşk: Dâru İbn Kesir, 1414/1993), Mevâkîtu’s-Salât, 15 (No. 529). şeklinde ikaz edilmiştir. Rabbimiz Kur’ân’da yıldızlara, geceye ve sabaha yemin etmektedir. Sabahla ilgili de “Ant olsun ağardığı zaman sabaha ki…”Diyanet İşleri Başkanlığı (Erişim 6 Eylül 2024), et-Tekvîr 81/18. وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَ denilerek sabahın ağarması ve aydınlığı “teneffese (nefes almak)” kelimesiyle ifade edilmiştir. “Tenefesse” sabahın ağarması ve şafağın sökmesi manasındadır. Çünkü gecenin zulmetinden insanlara arız olan gam, keder ve hüzün sabah vaktinin ziyası ve latif rüzgârıyla zail olur (yok olup gider). Böylece nefesi daralmış insanın geniş bir nefes almasına işaretle sabahın ağarması “teneffese” kelimesiyle ifade edilmiştir. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR Allah Korkusu Nasıl Olmalı?

Allah Korkusu Nasıl Olmalı?

Kur’ân-ı Kerîm’de müminler şöyle anlatılır: “Müminler ancak o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.”el-Enfâl 8/2. اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ

Bu ayetten anlaşıldığı gibi iman nurunun artmasıyla Allah korkusunun kalpte yerleşmesi arasında yakın bir ilişki vardır. Allah’ın ayetleri okundukça imanın artmasını merhum Elmalılı Hamdi Yazır da şöyle ele alır: “İlim ve amel cihetinden gelen deliller arttıkça tahkiki iman inkişaf eder, yakin ve iman ziyadeleşir.”Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, 224-225.

Güçlü bir iman ilimle elde edilir. Bu ilmin insanı imana götüren bir ilim olması gerekir. İmanın kuvvetine göre her an Hakkın huzurunda imişçesine duydukları haşyet ve ürperti sahipleri farklıdır. Bir ayette buna “Allah’tan ancak kulları içinden alim olanlar korkarlar.”Fâtır 35/28. اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬ا diyerek dikkat çekilmektedir. Bu hürmet ve haşyet her müminde imanın derecesine göre tecelli eder.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Allah Korkusu Nasıl Olmalı?
Allah Korkusu Nasıl Olmalı?
(last modified 300 gün önce)
Allah Korkusu Nasıl Olmalı? Kur’ân-ı Kerîm’de müminler şöyle anlatılır: “Müminler ancak o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.”el-Enfâl 8/2. اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ Bu ayetten anlaşıldığı gibi iman nurunun artmasıyla Allah korkusunun kalpte yerleşmesi arasında yakın bir ilişki vardır. Allah’ın ayetleri okundukça imanın artmasını merhum Elmalılı Hamdi Yazır da şöyle ele alır: “İlim ve amel cihetinden gelen deliller arttıkça tahkiki iman inkişaf eder, yakin ve iman ziyadeleşir.”Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, 224-225. Güçlü bir iman ilimle elde edilir. Bu ilmin insanı imana götüren bir ilim olması gerekir. İmanın kuvvetine göre her an Hakkın huzurunda imişçesine duydukları haşyet ve ürperti sahipleri farklıdır. Bir ayette buna “Allah’tan ancak kulları içinden alim olanlar korkarlar.”Fâtır 35/28. اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬ا diyerek dikkat çekilmektedir. Bu hürmet ve haşyet her müminde imanın derecesine göre tecelli eder. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR Hangi Tevekkül Doğru?

Hangi Tevekkül Doğru?

Kur’ân insanın dünyevi ve uhrevi hayatını birlikte düzenler. İlâhî kitaplar Allah’ın kullarından razı olacağı emirleri bildirirken insanların maddi hayatını da fıtri bir seyir altına alır. Bu cümleden olarak Kur’ân’ımızda hem ruhi hem fizikî hem de beşerî bütün ihtiyaçlarımıza cevap verecek dertlere deva, gönüllere şifa reçeteler bulunmaktadır. Fakat bunlardan bir kısmı inceleme ile bir kısmı da insanın Allah ile ilişkisi sayesinde hissedilir, anlaşılır.

Yanlış anlaşılan mefhumlardan birisi de tevekküldür. Müslümanlar “Bir lokma, bir hırka.” deyip uzlete çekilmiş insanlar mıdır? Yoksa “Dünya ahiretin tarlasıdır.” diyerek dünyevi nimetlerden hissesini unutmayan basiretli kimseler mi? Elbette ikincisi olmak durumundadır. Fakat yıllardır mütedeyyin insanları maddi imkânlardan mahrum etmek isteyen gizli bazıları bu zehirli anlayışı haksız şekilde Müslümanlara mal etme gayreti içinde olmuştur. Pek az da olsa hâlâ bugün Kur’ân’a ters olan şu mantığa sahip kimseler bulunabilir.

Kur’ân bize tevekkülü emrediyor. Çünkü tevekkül edebilmek imanın bir derecesidir. Hadislerde tevekkül edip Allah’a dayanan insanların faziletlerinden bahsedilir. Gerçek de o ki tevekkül etmek bir vazife ve imandan bir parçadır. Fakat tevekkülü doğru ve isabetli tatbik etmek gerektir.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Hangi Tevekkül Doğru?
Hangi Tevekkül Doğru?
(last modified 300 gün önce)
Hangi Tevekkül Doğru? Kur’ân insanın dünyevi ve uhrevi hayatını birlikte düzenler. İlâhî kitaplar Allah’ın kullarından razı olacağı emirleri bildirirken insanların maddi hayatını da fıtri bir seyir altına alır. Bu cümleden olarak Kur’ân’ımızda hem ruhi hem fizikî hem de beşerî bütün ihtiyaçlarımıza cevap verecek dertlere deva, gönüllere şifa reçeteler bulunmaktadır. Fakat bunlardan bir kısmı inceleme ile bir kısmı da insanın Allah ile ilişkisi sayesinde hissedilir, anlaşılır. Yanlış anlaşılan mefhumlardan birisi de tevekküldür. Müslümanlar “Bir lokma, bir hırka.” deyip uzlete çekilmiş insanlar mıdır? Yoksa “Dünya ahiretin tarlasıdır.” diyerek dünyevi nimetlerden hissesini unutmayan basiretli kimseler mi? Elbette ikincisi olmak durumundadır. Fakat yıllardır mütedeyyin insanları maddi imkânlardan mahrum etmek isteyen gizli bazıları bu zehirli anlayışı haksız şekilde Müslümanlara mal etme gayreti içinde olmuştur. Pek az da olsa hâlâ bugün Kur’ân’a ters olan şu mantığa sahip kimseler bulunabilir. Kur’ân bize tevekkülü emrediyor. Çünkü tevekkül edebilmek imanın bir derecesidir. Hadislerde tevekkül edip Allah’a dayanan insanların faziletlerinden bahsedilir. Gerçek de o ki tevekkül etmek bir vazife ve imandan bir parçadır. Fakat tevekkülü doğru ve isabetli tatbik etmek gerektir. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

İçerik bulunamadı.

Arama
Son Görülenler
#KullanıcıTarih
Mütebahhir Mütebahhir43 gün önce
Doç. Dr. Veysel KASAR Doç. Dr. Veysel KASAR46 gün önce
Muhammet Suphi KILIÇ Muhammet Suphi KILIÇ1 yıl önce