Senkronize edildi.

Doç. Dr. Veysel KASAR Taştan Bombalarla Tazip

Taştan Bombalarla Tazip

Kâinatta her hadise bir program altında cereyan ediyor. İnsan, tabiat, dünya ve kâinat her an her şeyiyle ilâhî kudretin izniyle ayakta duruyor. İnancımıza göre zerre kadar iyilik de kötülük de karşılıksız kalmayacak. Kur’ân’ın bize verdiği dersten anlıyoruz ki bir yaprak bile Allah’ın ilmi dışında düşmez.Diyanet İşleri Başkanlığı (Erişim 10 Eylül 2024), el-En’âm 6/59. وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا

Her şey ona bakıyor. Onun kudreti halimiz ve tavrımız gibi kâinatın cüz’iyâtına da hâkim. Gaflete dalan insanlık dünyanın da başını dumanlı hale getiriyor ve dünya üzerindeki fertlerin zulmü, küfrü ve günahları unsurları tahrik ediyor; semavi ve arzi belalar, tufanlar ve musibetler sökün ediyorlar.

Kur’ân’da geçmiş ümmetlerin günah ve tuğyanlarıyla belaların nasıl hücum ettikleri anlatılır. Mülk Suresi’nin 8. ayetindeki “Neredeyse cehennem öfkeden parçalanacaktı.”el-Mülk 67/8. تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ ifadesini tefsir eden Bediüzzaman “Cehennemin gayzını ve öfkesini ve sair mevcudatın (diğer varlıkların) ehl-i küfür ve dalalete karşı hiddetini gösterip ilan ederek gayet müthiş bir tarzda ve icazkârâne (mucizeli bir şekilde) ehl-i dalâlet ve isyanı zecrediyor (sakındırıyor).” ifadelerini kullanmıştır.Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar (Erişim 10 Eylül 2024), On Üçüncü Lem’a, On Birinci İşaret, 153.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Taştan Bombalarla Tazip
Taştan Bombalarla Tazip
(last modified 1 yıl önce)
Taştan Bombalarla Tazip Kâinatta her hadise bir program altında cereyan ediyor. İnsan, tabiat, dünya ve kâinat her an her şeyiyle ilâhî kudretin izniyle ayakta duruyor. İnancımıza göre zerre kadar iyilik de kötülük de karşılıksız kalmayacak. Kur’ân’ın bize verdiği dersten anlıyoruz ki bir yaprak bile Allah’ın ilmi dışında düşmez.Diyanet İşleri Başkanlığı (Erişim 10 Eylül 2024), el-En’âm 6/59. وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا Her şey ona bakıyor. Onun kudreti halimiz ve tavrımız gibi kâinatın cüz’iyâtına da hâkim. Gaflete dalan insanlık dünyanın da başını dumanlı hale getiriyor ve dünya üzerindeki fertlerin zulmü, küfrü ve günahları unsurları tahrik ediyor; semavi ve arzi belalar, tufanlar ve musibetler sökün ediyorlar. Kur’ân’da geçmiş ümmetlerin günah ve tuğyanlarıyla belaların nasıl hücum ettikleri anlatılır. Mülk Suresi’nin 8. ayetindeki “Neredeyse cehennem öfkeden parçalanacaktı.”el-Mülk 67/8. تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ ifadesini tefsir eden Bediüzzaman “Cehennemin gayzını ve öfkesini ve sair mevcudatın (diğer varlıkların) ehl-i küfür ve dalalete karşı hiddetini gösterip ilan ederek gayet müthiş bir tarzda ve icazkârâne (mucizeli bir şekilde) ehl-i dalâlet ve isyanı zecrediyor (sakındırıyor).” ifadelerini kullanmıştır.Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar (Erişim 10 Eylül 2024), On Üçüncü Lem’a, On Birinci İşaret, 153. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR Günah, Korku ve Ümit Dengesi

Günah, Korku ve Ümit Dengesi

İslâmî hayatta Müslümanın dikkat etmesi gereken bir mesele havf-reca (korku-ümit) dengesidir. Müslüman; Allah’ın azabından, ikap ve kahrından korkan; onun merhamet, mağfiret, lütuf ve ihsanlarını da hatırından çıkarmayan insandır. İmam Gazâlî “Bir kulun Allah’tan mağfiret ümidi tarla sahibinin mahsul ümidi gibi olmalıdır.” der.Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed b. Muhammed el-Gazzâlî et-Tûsî Ebû Hâmid el-Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn (Beyrut: Dârü’l-Ma’rife), 4/143.

Mahsul almak için gerekli şartları hazırlayan insan ümitlidir. Susuz ve çorak bir araziye tohum ekip ara sıra yağan yağmur sağanaklarından ümit beklemek de faydasızdır. İman tohumu da devamlı şekilde itaat suyuyla beslenmeli ve kalp kötü huylardan temizlenmeli ki insan Allah’ın merhametini ümit etsin.

Bir ayette “Allah’tan ancak kulları içinden alim olanlar korkarlar.”Fâtır 35/28. اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬ا buyrulur. İnsanın muhasebe, murakabe ve mücahadesinin kuvveti kalbinin cehennemin elem ve ateşi hakkındaki korkunun kuvveti nispetindedir. Korku da Allah’ın Celâl ve Kahhâr gibi sıfatlarını bilme derecesiyle ilgilidir. Yani ilim insanda korkuyu netice vermelidir.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Günah, Korku ve Ümit Dengesi
Günah, Korku ve Ümit Dengesi
(last modified 326 gün önce)
Günah, Korku ve Ümit Dengesi İslâmî hayatta Müslümanın dikkat etmesi gereken bir mesele havf-reca (korku-ümit) dengesidir. Müslüman; Allah’ın azabından, ikap ve kahrından korkan; onun merhamet, mağfiret, lütuf ve ihsanlarını da hatırından çıkarmayan insandır. İmam Gazâlî “Bir kulun Allah’tan mağfiret ümidi tarla sahibinin mahsul ümidi gibi olmalıdır.” der.Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed b. Muhammed el-Gazzâlî et-Tûsî Ebû Hâmid el-Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn (Beyrut: Dârü’l-Ma’rife), 4/143. Mahsul almak için gerekli şartları hazırlayan insan ümitlidir. Susuz ve çorak bir araziye tohum ekip ara sıra yağan yağmur sağanaklarından ümit beklemek de faydasızdır. İman tohumu da devamlı şekilde itaat suyuyla beslenmeli ve kalp kötü huylardan temizlenmeli ki insan Allah’ın merhametini ümit etsin. Bir ayette “Allah’tan ancak kulları içinden alim olanlar korkarlar.”Fâtır 35/28. اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬ا buyrulur. İnsanın muhasebe, murakabe ve mücahadesinin kuvveti kalbinin cehennemin elem ve ateşi hakkındaki korkunun kuvveti nispetindedir. Korku da Allah’ın Celâl ve Kahhâr gibi sıfatlarını bilme derecesiyle ilgilidir. Yani ilim insanda korkuyu netice vermelidir. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR İnsan Duaya Muhtaç

İnsan Duaya Muhtaç

Allah’a inanmayan kişiler bile insan olarak şuuraltındaki motiflerin sevki ile kendisini yaratan bir zatı arıyor. Mütedeyyin olmayan birçok insanın bile dua ettikleri görülmüştür. Kur’ân’da bu ve buna benzer insanların dualarının mahiyeti anlatılır.

Kur’ân’da dua Allah’ın birliğini kabul etmek anlamına gelen tevhitle bütünleşmiştir. “Çağırmak, davet etmek, dua etmek, ibadet etmek” manalarında kullanılan bu kelime çoğu yerde iman ile küfür arasında bir perde gibi durmaktadır.

Rabbimiz de bize kendine karşı dua ve niyaz halinde olmamızı emrediyor. Bazı alimler bu emirden hareketle kulun duasından Allah’ın da onun zatına mahsus, mukaddes bir memnuniyet sahibi olduğu sonuca varmışlardır. Hadîs-i şerîf ve kutsi hadislerde bu mesele dile getirilmiştir.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

İnsan Duaya Muhtaç
İnsan Duaya Muhtaç
(last modified 1 yıl önce)
İnsan Duaya Muhtaç Allah’a inanmayan kişiler bile insan olarak şuuraltındaki motiflerin sevki ile kendisini yaratan bir zatı arıyor. Mütedeyyin olmayan birçok insanın bile dua ettikleri görülmüştür. Kur’ân’da bu ve buna benzer insanların dualarının mahiyeti anlatılır. Kur’ân’da dua Allah’ın birliğini kabul etmek anlamına gelen tevhitle bütünleşmiştir. “Çağırmak, davet etmek, dua etmek, ibadet etmek” manalarında kullanılan bu kelime çoğu yerde iman ile küfür arasında bir perde gibi durmaktadır. Rabbimiz de bize kendine karşı dua ve niyaz halinde olmamızı emrediyor. Bazı alimler bu emirden hareketle kulun duasından Allah’ın da onun zatına mahsus, mukaddes bir memnuniyet sahibi olduğu sonuca varmışlardır. Hadîs-i şerîf ve kutsi hadislerde bu mesele dile getirilmiştir. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR Gıyabi Dua Makbul

Gıyabi Dua Makbul

Duanın kabul edilme şartları içinde yapılması gerekir. Huşu ve huzur içinde dua etmek, duayı iki makbul dua arasında yapmak, salavatla başlamak, salavatla bitirmek ve Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilerek dua etmek Allan tarafından kabul edilecek duaların şartlarındandır.

Duaların kabul sebepleri dairesinde yapılması lazımdır. Mektûbât adlı eserde bir duanın kabul şartları şöyle sıralanmıştır: Dua edilmeden önce tövbe-istiğfarla manen temizlenmek. Makbul bir dua olan salavât-ı şerîfe ile duaya başlamak. Duanın sonunda da salavat okumak. Çünkü iki makbul dua arasında yapılan dua ekseriyetle kabul olunur.

Gıyaben dua etmek. Müslümanın kardeşi hakkında yaptığı dua da kabulü ümit edilen dualardandır. Hz. Ömer (r.a.) “Peygamberimizden umre yapmak için izin istedim. İzin verdi ve ‘Bize dua etmeyi unutma, ey kardeşciğim!’ buyurdu. Bana dünyalar verilseydi o kadar sevinmezdim!”Ebû Abdullâh Muhammed b. Yezîd er-Rabaî el-Kazvînî İbn Mâce, es-Sünen, thk. Şuayb el-Arnaût (b.y.: Dâru’r-Risâleti’l-Âlemiyye), Menâsik, 5 (No. 2894). Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Ömer’e dua etmesini isteyerek onu hem taltif ediyor hem de ümmete gıyabi dua etmeyi öğretiyordu.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Gıyabi Dua Makbul
Gıyabi Dua Makbul
(last modified 1 yıl önce)
Gıyabi Dua Makbul Duanın kabul edilme şartları içinde yapılması gerekir. Huşu ve huzur içinde dua etmek, duayı iki makbul dua arasında yapmak, salavatla başlamak, salavatla bitirmek ve Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilerek dua etmek Allan tarafından kabul edilecek duaların şartlarındandır. Duaların kabul sebepleri dairesinde yapılması lazımdır. Mektûbât adlı eserde bir duanın kabul şartları şöyle sıralanmıştır: Dua edilmeden önce tövbe-istiğfarla manen temizlenmek. Makbul bir dua olan salavât-ı şerîfe ile duaya başlamak. Duanın sonunda da salavat okumak. Çünkü iki makbul dua arasında yapılan dua ekseriyetle kabul olunur. Gıyaben dua etmek. Müslümanın kardeşi hakkında yaptığı dua da kabulü ümit edilen dualardandır. Hz. Ömer (r.a.) “Peygamberimizden umre yapmak için izin istedim. İzin verdi ve ‘Bize dua etmeyi unutma, ey kardeşciğim!’ buyurdu. Bana dünyalar verilseydi o kadar sevinmezdim!”Ebû Abdullâh Muhammed b. Yezîd er-Rabaî el-Kazvînî İbn Mâce, es-Sünen, thk. Şuayb el-Arnaût (b.y.: Dâru’r-Risâleti’l-Âlemiyye), Menâsik, 5 (No. 2894). Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Ömer’e dua etmesini isteyerek onu hem taltif ediyor hem de ümmete gıyabi dua etmeyi öğretiyordu. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Muhammet Suphi KILIÇ Duanın Önemiyle İlgili Ayetler

Duanın Önemiyle İlgili Ayetler

“Kullarım beni senden sorarlarsa (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm. O halde doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.”el-Bakara 2/186. وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ

“Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin.”el-A’râf 7/55. اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةً

“Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.”el-A’râf 7/56. وَادْعُوهُ خَوْفاً وَطَمَعاً اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ

“De ki: ‘Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin?’”el-Furkân 25/77. قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْ

“Bana dua edin, duanıza cevap vereyim.”el-Mü’min 40/60. ادْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْ

“O, diridir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah’a itaat ederek (samimi olarak) ona dua edin. Hamt âlemlerin Rabbine mahsustur.”el-Mü’min 40/65. هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Duanın Önemiyle İlgili Ayetler
Duanın Önemiyle İlgili Ayetler
(last modified 1 yıl önce)
Duanın Önemiyle İlgili Ayetler “Kullarım beni senden sorarlarsa (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm. O halde doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.”el-Bakara 2/186. وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ “Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin.”el-A’râf 7/55. اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةً “Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.”el-A’râf 7/56. وَادْعُوهُ خَوْفاً وَطَمَعاً اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ “De ki: ‘Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin?’”el-Furkân 25/77. قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْ “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim.”el-Mü’min 40/60. ادْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْ “O, diridir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah’a itaat ederek (samimi olarak) ona dua edin. Hamt âlemlerin Rabbine mahsustur.”el-Mü’min 40/65. هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

İçerik bulunamadı.