Senkronize edildi.

Doç. Dr. Veysel KASAR Duada Tereddüt Edilmemeli

Duada Tereddüt Edilmemeli

İnsan yaratılışı icabı acelecidir. His ve hevesleri istikbali görmekten mahrumdur. Hazır bir lokma yemeğin lezzetini düşünür de istikbalde başına indirilecek bir top güllesinin elemini hayal etmek istemez. Menfaatlerine düşkünlük de insanın fıtri ve tabii bir halidir. Bu sebeple insanlar duada kimi zaman kendi hayrına ve şerrine olmak noktasını dikkate almadan Allah’tan birçok isteklerde bulunur. Kur’ân’da Allah bu insanların yapısını anlatırken şöyle buyurur: “İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.”Diyanet İşleri Başkanlığı (Erişim 24 Temmuz 2024), el-İsrâ 17/11. وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولاً

İnsan başına gelen çeşitli sıkıntı ve musibetlerden dolayı acele edip hemen beddua ediverir yahut neticesi kendi aleyhine olacak şeyler için de dua eder. Şayet Cenâb-ı Hak böyle duaları hemen kabul edecek olsaydı bu durum insanın aleyhine olurdu. İnsan böyle durumlarda Allah’ın her duayı hemen kabul etmemesindeki rahmeti görmeli ve dua gibi kuvvetli ve tesirli bir silahı kendi aleyhine kullanmaktan kaçınmalıdır. Çünkü: “Dua müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.”Ebu Muhammed Zekiyüddîn Abdülazîm b. Abdülkavî b. Abdullâh el-Münzirî Abdülazîm el-Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb, thk. İbrâhîm Şemsüddîn (Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1417/1996-1997), 2/315.

İnsanın şer için dua etmesini anlatan bir hadîs-i şerîfte de Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: “Kendi aleyhinizde evladınız, hizmetçileriniz ve mallarınız aleyhine beddua etmeyiniz. Duaların kabul edildiği vakte denk gelir de bedduanız kabul olur.”Ebü’l-Hüseyn Müslim b. el-Haccâc b. Müslim el-Kuşeyrî en-Nîsâbûrî Müslim, el-Câmiu’s-Sahîh (Beyrut: Dâru Tûki’n-Necât, 1433/2011-2012), Zühd, 74 (No. 3009).

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Duada Tereddüt Edilmemeli
Duada Tereddüt Edilmemeli
(last modified 294 gün önce)
Duada Tereddüt Edilmemeli İnsan yaratılışı icabı acelecidir. His ve hevesleri istikbali görmekten mahrumdur. Hazır bir lokma yemeğin lezzetini düşünür de istikbalde başına indirilecek bir top güllesinin elemini hayal etmek istemez. Menfaatlerine düşkünlük de insanın fıtri ve tabii bir halidir. Bu sebeple insanlar duada kimi zaman kendi hayrına ve şerrine olmak noktasını dikkate almadan Allah’tan birçok isteklerde bulunur. Kur’ân’da Allah bu insanların yapısını anlatırken şöyle buyurur: “İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.”Diyanet İşleri Başkanlığı (Erişim 24 Temmuz 2024), el-İsrâ 17/11. وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولاً İnsan başına gelen çeşitli sıkıntı ve musibetlerden dolayı acele edip hemen beddua ediverir yahut neticesi kendi aleyhine olacak şeyler için de dua eder. Şayet Cenâb-ı Hak böyle duaları hemen kabul edecek olsaydı bu durum insanın aleyhine olurdu. İnsan böyle durumlarda Allah’ın her duayı hemen kabul etmemesindeki rahmeti görmeli ve dua gibi kuvvetli ve tesirli bir silahı kendi aleyhine kullanmaktan kaçınmalıdır. Çünkü: “Dua müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.”Ebu Muhammed Zekiyüddîn Abdülazîm b. Abdülkavî b. Abdullâh el-Münzirî Abdülazîm el-Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb, thk. İbrâhîm Şemsüddîn (Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1417/1996-1997), 2/315. İnsanın şer için dua etmesini anlatan bir hadîs-i şerîfte de Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: “Kendi aleyhinizde evladınız, hizmetçileriniz ve mallarınız aleyhine beddua etmeyiniz. Duaların kabul edildiği vakte denk gelir de bedduanız kabul olur.”Ebü’l-Hüseyn Müslim b. el-Haccâc b. Müslim el-Kuşeyrî en-Nîsâbûrî Müslim, el-Câmiu’s-Sahîh (Beyrut: Dâru Tûki’n-Necât, 1433/2011-2012), Zühd, 74 (No. 3009). … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR Kuvvetli ve Sağlam İmana Nasıl Ulaşılır?

Kuvvetli ve Sağlam İmana Nasıl Ulaşılır?

İnsan aklı, kalbi ve hissiyle devamlı değişen bir varlıktır. Peygamberimizin (s.a.v.) hadislerinde “Ey halleri değiştiren! Bizi en güzel hale çevir.” duası yer alır. Cevşen’de de “Ey kalpleri değiştiren, ey kalpleri nurlandıran, ey kalpleri süsleyen!” şeklinde niyazlara rastlamaktayız. Bunlar insan kalbinin süratle değişmekte olduğunu göstermektedir. Zaten kalbin manası değişmek demektir.

İmanın mahalli ise kalptir. Kalp değişken olunca insanın iman konusunda nerede olduğu içinde bulunduğu şartlara bağlıdır. Nefis, heva, şeytan ve vehimler devamlı imanı yaralayan oklar savurmaktadır. Bunların hücumuna karşıdır ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İmanınızı ‘Lâ ilâhe illallâh’ demekle tazeleyiniz.” buyurmuştur.Abdürraûf el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 3/345 (No. 3581).

Bu hadisin izahını yapan Said Nursi Mektûbât adlı eserinde şöyle diyor: “İnsanın hem şahsı hem âlemi her zaman teceddüt ettikleri (yenilendikleri) için her zaman tecdîd-i îmâna (iman yenilemeye) muhtaçtır. Zira insanın her bir ferdinin manen çok efradı var. Ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âhar (başka biri) sayılır.”Bediüzzaman Said Nursi, Mektûbât (Erişim 14 Temmuz 2024), Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas, Dördüncü Mesele, 465.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

Kuvvetli ve Sağlam İmana Nasıl Ulaşılır?
Kuvvetli ve Sağlam İmana Nasıl Ulaşılır?
(last modified 300 gün önce)
Kuvvetli ve Sağlam İmana Nasıl Ulaşılır? İnsan aklı, kalbi ve hissiyle devamlı değişen bir varlıktır. Peygamberimizin (s.a.v.) hadislerinde “Ey halleri değiştiren! Bizi en güzel hale çevir.” duası yer alır. Cevşen’de de “Ey kalpleri değiştiren, ey kalpleri nurlandıran, ey kalpleri süsleyen!” şeklinde niyazlara rastlamaktayız. Bunlar insan kalbinin süratle değişmekte olduğunu göstermektedir. Zaten kalbin manası değişmek demektir. İmanın mahalli ise kalptir. Kalp değişken olunca insanın iman konusunda nerede olduğu içinde bulunduğu şartlara bağlıdır. Nefis, heva, şeytan ve vehimler devamlı imanı yaralayan oklar savurmaktadır. Bunların hücumuna karşıdır ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İmanınızı ‘Lâ ilâhe illallâh’ demekle tazeleyiniz.” buyurmuştur.Abdürraûf el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 3/345 (No. 3581). Bu hadisin izahını yapan Said Nursi Mektûbât adlı eserinde şöyle diyor: “İnsanın hem şahsı hem âlemi her zaman teceddüt ettikleri (yenilendikleri) için her zaman tecdîd-i îmâna (iman yenilemeye) muhtaçtır. Zira insanın her bir ferdinin manen çok efradı var. Ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âhar (başka biri) sayılır.”Bediüzzaman Said Nursi, Mektûbât (Erişim 14 Temmuz 2024), Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas, Dördüncü Mesele, 465. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.
Doç. Dr. Veysel KASAR İmanı Artırmaya İhtiyaç

İmanı Artırmaya İhtiyaç

İnsanın dünyaya gönderilme sebebi Allah’ı tanımaktır. Allah’ı tanımanın ve onunla rabıta kurmanın en açık alameti de imandır. İman insana kıymet verir ve onu cennete layık bir kıymete yükseltir. İnsanın yaratılışındaki harika sanat eserleri de ancak imanla seyredilir. Bu sebepledir ki imansız insan manevi ve ruhani mefhumlara hiçbir kıymet ve ehemmiyet vermez.

Dünya hayatı insanı ebedî âlemdeki huzura ve saadet ülkesine hazırlamak için bir basamaktır. Dünya nimetlerini iman penceresinden bakarak değerlendiren insanlar ebedî saadete erecektir. Hadîs-i şerîfte “Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyrulmuş ve dünya tarlasına amel tohumlarını saçanların ahirette saadet güllerini derleyecekleri bildirilmiştir.

Şüphesiz ki ebedî saadet nimetini kazanmak için iman olması ve ömrün son nefesine kadar da bu imanın ayakta kalması gerekir. Bu hedef için imana yönelik ve onun varlığına zarar veren tehlikelerden devamlı uzak olmak lazımdır. Çünkü iman güzel amelle beslenir ve farzları yaparak insan kalbinde sağlamlık kazanır.

… Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

İmanı Artırmaya İhtiyaç
İmanı Artırmaya İhtiyaç
(last modified 300 gün önce)
İmanı Artırmaya İhtiyaç İnsanın dünyaya gönderilme sebebi Allah’ı tanımaktır. Allah’ı tanımanın ve onunla rabıta kurmanın en açık alameti de imandır. İman insana kıymet verir ve onu cennete layık bir kıymete yükseltir. İnsanın yaratılışındaki harika sanat eserleri de ancak imanla seyredilir. Bu sebepledir ki imansız insan manevi ve ruhani mefhumlara hiçbir kıymet ve ehemmiyet vermez. Dünya hayatı insanı ebedî âlemdeki huzura ve saadet ülkesine hazırlamak için bir basamaktır. Dünya nimetlerini iman penceresinden bakarak değerlendiren insanlar ebedî saadete erecektir. Hadîs-i şerîfte “Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyrulmuş ve dünya tarlasına amel tohumlarını saçanların ahirette saadet güllerini derleyecekleri bildirilmiştir. Şüphesiz ki ebedî saadet nimetini kazanmak için iman olması ve ömrün son nefesine kadar da bu imanın ayakta kalması gerekir. Bu hedef için imana yönelik ve onun varlığına zarar veren tehlikelerden devamlı uzak olmak lazımdır. Çünkü iman güzel amelle beslenir ve farzları yaparak insan kalbinde sağlamlık kazanır. … Bu içerik bir kitaba ait olduğundan dolayı tamamıyla görüntülenmeye açık değildir. Kitabı satın almak için tıklayınız.

İçerik bulunamadı.

Arama
Son Görülenler
#KullanıcıTarih
Mütebahhir Mütebahhir43 gün önce
Doç. Dr. Veysel KASAR Doç. Dr. Veysel KASAR46 gün önce
Muhammet Suphi KILIÇ Muhammet Suphi KILIÇ1 yıl önce